Çocuklarda Vezikoüreteral Reflü

Mesaneden Böbreğe İdrar Kaçağı

Kaç Çeşit ve Hangi Hastalıklarla İlişkili Reflü (İdrar Kaçağı) Vardır?

En sık görülen çeşidi doğuştan mesane kasının zayıf olması halidir(Resim 1). Bunun dışında bazı çocuklarda iki adet üreter (idrar kanalı) vardır. Bazı çocuklarda da üreterosel dediğimiz idrar kanalının mesane içerisine kobra başı gibi tomurcuklandığı durumlar vardır. Bu çocuklarda mesaneden böbreğe idrar kaçışına adaydır. Birde multikistik displastik böbrek dediğimiz böbrek hastalığında karşı böbrekte %20-40 oranında reflü görülebilir. Ayrıca posteriorüretralvalv yani erkek çocuklarda idrar çıkış yolunda doğuştan olan bir darlık nedeniyle bu hastalarda %50 oranında reflü görülebilmektedir. Yukarıda belirttiğimiz doğuştan hastalıkların dışında şu hastalıklarla ilişkili reflü görülebilir;

I – V Mesaneden Böbreğe kaçış 5 kategoride değerlendirilir. I ( hafif ), II-III ( Orta ), IV-V (İleri Seviye) Reflüye işaret eder.

A- Kapasitesi Küçülmüş Mesane

Mesane kapasitesi küçük olduğunda zamanla yüksek basınç nedeni ile üreterovezikal bileşke (Subap) bozularak ikincil bir reflüye sebep olabilir.

B- Barsak Mesane Disfonksiyonu

Bu durum çok önem arz etmektedir. Bazen sadece altta yatan gizli kalmış bir kabızlığın tedavisi hastalığı tedavi etmektedir.

C- Prune-Belly Sendromu

Karın kaslarının zayıflığıyla karakterize doğuştan gelen bir grup hastalık.

Reflü Hastalığını Derecelendirebilir Miyiz?

Evet bu hastalığı idrar kaçağının seviyesine ve toplayıcı sistemde yapmış olduğu deformasyona göre 5 dereceye ayırabiliriz. 1. derecede sadece üretere kaçak olurken 5. derecede böbreğin kalikslerine kadar kaçak olur ayrıca toplayıcı sistemde bazı bozulmalar başlamıştır.

Reflünün Tedavisi Yapılmaz İse Ne Gibi Sıkıntılarla Karşılaşılabilinir?

Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları görülebilir ve her bir enfeksiyonda böbrek işlevlerinde kayıplar yaşanır. Bu kayıplar böbrekte geri dönüşsüz hasarlara neden olmaktadır. Kaçağın derecesi ne kadar yüksek ise zamanla görülen hasar seviyeside o derece yüksektir. Oluşan bu hasarla sonucunda böbrek işlevlerini tamamen kaybedebilmekte ve tansiyon yüksekliği hastalığıda eklenebilmektedir.

Vezikoüreteral Reflü Ne Gibi Bulgular Verir?

Aslında doğumdan önce anne karnında yapılan kontrollerde ultrasonografi ile böbrekte genişleme görülebilir. Doğumdan sonra ise ilk bulgu idrar yolu enfeksiyonu olabilir. Genellikle 3-6 yaşlarda tanı konulmaktadır. % 85 oranında kızlarda görülmektedir. Erkeklerde daha erken yaşta, daha yüksek derecede ve genellikle işeme problemleriyle beraber görülmektedir.

Teşhis İçin Ne Gibi Yöntemler Var?

İlk aşamada idrar tetkiki, idrar kültürü ve ultrasonografi yapılmaktadır. Eğer reflüden şüphelenirse böbrek işlevlerininin durumunu anlamak için DMSA sintigrafi çekilmektedir. Kesin tanı için işeme sistografisi(Şekil-3) yapılmaktadır. Bu amaçla idrar kesesine bir madde verilerek kaçağın olup olmadığına bakılır. Bu yöntem nükleer tıpta kullanılan ajanlarlada yapılabilmektedir. Ayrıca karışan veya kaçağı arttıran durumları ekarte etmek amacıyla bazı ekstra tetkikler yapılmaktadır. Unutulmaması gereken diğer bir konuda çift taraflı reflülerde ve tek böbrekli hastalarda böbrek testlerinin yapılmasıdır.

İdrar yolundan verilen ilaçla kaçağın görüntülenmesi. Şekilde 5 dereceyide görmekteyiz.

Çocuklardan Birinde Reflü(idrar kaçağı) Varsa Diğerlerinde Görülebilir Mi? Ayrıca Teşhisi Erken Koyabilmek İçin Başka Riskler Var Mı?

Kardeşlerde görülme ihtimali %27 dir. Anne veya babada reflü hastalığı varsa çocukta görülme ihtimali %36 dır. Eğer bir bebekte anne karnında iken yapılan ultrasonografide böbrekte genişleme varsa %15 ihtimalle bu bebekte reflü vardır. Bu risklere sahip bebeklerde bazı tetkikler erkenden yapılarak önlemler alınmalıdır.

Reflünün Kendiliğinden İyileşme İhtimali Var Mı?

Evet bu ihtimal azımsanmayacak kadar yüksektir. Ancak tanı ve derecesi tam koyulmalı ve rahatsızlığın arttışına neden olabilecek etkenler ekarte edilmelidir. Eğer reflü derecesi yüksekse, çift taraflıysa, barsak rahatsızlıkları beraberinde varsa veya idrar yollarında başka anormalliklerde varsa kendiliğinden düzelme ihtimali düşmektedir. Bu bekleme sürecinde genellikle bazı ilaçlar kullanmak gerekmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki kendiliğinden gerileyen reflülerin %30’u zamanla tekrar ilerlemektedir.

Reflü Tedavisinde Ana Amaç Nedir?

Ana amacımız tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına engel olmak ve böbreği korumaktır. Bu amaçla öncelikli olarak altta yatan üretra darlığı, posteriorüretralvalv, işeme bozuklukları, barsak problemleri gibi bir neden varsa o tedavi edilir.

Reflü Tedavisinde İlacı Mı Tercih Edersiniz Yoksa Ameliyatı Mı?

Bu tercihi yaparken göz önünde bulundurduğumuz bir çok kriter var. Mesela ileri derecede reflüsü olanlarda tek başına koruyucu amaçla antibiyotik yetersiz kalabilmektedir. Hasta yaşıda önem arz etmektedir. 1 yaşın altında ki hastalarda gerekirse sadece antibiyotik tedavi vermekteyiz. Bu yaş grubunda ameliyatı tercih etmeyiz.

Reflü Nedeniyle Takip Edilen Hastaya Sünnet Önerir Misiniz?

Evet enfeksyon riskini düşürdüğü için kesinlikle öneririm.

Cerrahi Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Eğer hastanın yaşı çok küçükse bu hastalara sadece sistostomi dediğimiz idrar çıkışını kolaylaştıracak basit bir işlem yapılabilir. Burada amaç ameliyat olabilecek yaşa kadar böbreklerin zarar görmemesidir. Diğer bir cerrahi tedavi seçeneği reflünün olduğu kanalın ağzına idrar kaçağını önlemek amacıyla ilaç uygulamasıdır (subüreterik enjeksiyon) (şekil 4-5). Özellikle düşük derecede reflüsü olanlarda sonuçlar yüz güldürücüdür.

İdrar kaçağını önlemek amacıyla ilacın uygulanması

Ana cerrahi tedavi üreteroneosistostomi dediğimiz üreterin idrar kesesine tünel oluşturularak yeniden yerleştirilmesidir. Üstteki görsellerde mesane açılarak onarım görülüyor, alttaki görsellerde ise mesane açılmadan yapılan onarım tekniği görülüyor.

Cerrahi Tedavinin Başarısı Nasıl?

Reflünün derecesiyle orantılı olarak başarı oranları değişmektedir. Ancak genel olarak başarının enjeksiyon tedavisiyle %80’lerde, üreteroneosistostomi ile %98’lerde olduğunu söyleyebiliriz.

Tedavi Sonrasında Bu Hastalar Takip Edilmekte Mi?

Evet bu hastaları yıllık olarak 10 yaşına kadar takip etmekteyiz. Kontrollerinde fizik muayene, tansiyon takibi, idrar tetkiki- kültürü ve ultrasonografi yapmaktayız. Reflünün son durumunu görmek için ameliyattan 3 ay sonra ilaçlı filmde çekmekteyiz.



Bir cevap yazın

  • EnglishEnglish
  • TürkçeTürkçe